Yavuzaslan1960

ODN2

ODN
 
ODN

 

Önemli Dini Notlar Yazan : Fatih Lütfü Aydın

www.fatihltfaydin.tr.gg

Dosya Paylaşımım.

Paylaşılanlar 1

Paylaşılanlar 2

15.05.2022

Not: Paylaştığım kitaplara bu bağlantıdan
 
ulaşılabilir. 
Sınava gireceklere yardımcı olması dileğiyle.
 

 

 






Önemli Dini Notlar A

Alın Yazısı

Bir insan ya da bir doktor bilinçli olarak birini sakat bıraktı diyelim. Nisa, 123, ayeti gereği yaptığı kötülükle cezalandırılacaktır.
Alın yazısı olarak alnına (Astral bedenine) bu ceza kaydediliyor, olabilir.
Reenkarnasyonun bir an için var olduğunu kabul edelim. Bu kişi dünyaya bu nedenle sakat geliyor, olabilir. Doğrusunu Allah bilir. FLA
https://www.derlemetefsir.com/nisa/4/ayet/123
..........................
https://www.antoloji.com/reenkarnasyon-14-siiri/

 

"Ben doğmadan kaderimi yazan Tanrı, ben öldükten sonra neden hesap soruyor?"
Stephen Hawking


  

 

 Başa Dön 

Önemli Dini Notlar B


 

 

 

 

 

        Başa Dön

Önemli Dini Notlar C-Ç


  

 

 

 

Başa Dön

 

Önemli Dini Notlar D

Önce Deveni Bağla Sonra Allah'a Havale Et.

Şifa Allah'tandır ama
Yardım eder mi Allah,
Devesini bağlamayana.
Tevekkül Hz.Allah'a verilen vekalet.

Deveni bağlamadıktan sonra,
İstediğin kadar dua et.
Yardım eder mi sana,
Sahib-i Rahmet.


FLA


https://m.facebook.com/mektebiehlisunnet/posts/936479493029885#


İşimizi avukata gördürmek için ona vekalet veririz. Tevekkül de Hz.Allah'a verilen vekalettir.

FLA


 

Başa Dön

 


 

 

 


 

Önemli Dini Notlar E

 

Eğitim

Toplumun en önemli kurumu eğitimdir. Ne kadar yasal düzenleme yapılırsa yapılsın sonuçta insan unsuru her şeyde rol alıyor.

Bu yüzden en önemli kurum olan eğitimin askerleri olan öğretmenlerin, iyi yetişmiş olmaları ve sorunlarının en aza indirilmiş olması gerekir.

Eğitim ve Güdüleme

Allah rahmet eylesin, Yaşar Hoca’nın dediği gibi, Müslüman etiketi taşımakla Müslüman olunmaz. Bunu genellersek, insan bedeni taşımakla insan olunmaz. Ancak Evrensel Ahlak ve Hukuk İlkeleri hayata geçirilerek, insan olunabilir. Elbette ki bu da aileden başlamak üzere eğitimle olur.

Eğitim: Olumlu yönde davranış değiştirmedir.

Olumlu yönde, insanlık yönünde davranış değiştirmedikten sonra, Tüm Evren'i okusan hepsi boşuna.

Eğitim: Olumlu yönde, istendik ve kalıcı davranış değiştirme sürecidir.

Olumlu yönde: Haksızlık içermeyecek şekilde.

İstendik: İnsanın kendi isteği ile olmalıdır. Baskı ile olursa kişi baskı kalktığında, olumsuz davranışını sergilemeye devam eder.

Kalıcı: Kalıcı olmalı, kişi olumlu davranışı hep yapmalı, benimsemeli, ruhuna işlemeli.

Süreç: İşlem, sistemde, girdilerin çıktıya dönüşünceye kadarki geçirdiği aşamalardır.

Sistem: Girdilerin, belli işlemlerden geçirilerek çıktıya dönüştürüldüğü ve geri bildirimlerle beslendiği düzendir.

İnsanoğlu da Tam insan üretme sistemi olan bu dünyada bir girdi olarak çeşitli imtihan işlemlerinden, sürecinden geçer. Yanlışların geri bildirimle yinelenmemesini sağlarsa sistemden, Kamil (Tam) İnsan olarak çıkabilir, Hz.Allah'ımızın izniyle.

Yeri gelmişken güdülemeden söz etmek istiyorum. Eğitimde güdüleme; öğrenciyi bir şey yapması için isteklendirme, şevklendirmedir. Aferin sen yaparsın, sen zekisin diyerek dersine daha iyi çalışması için öğrenci isteklendirilir.

Atatürk'ümüz de öğretmen ruhlu olduğu için güdüleme yapmış, bence. Ayrıca çalışkan öğrenciye güdüleme yapılmaz. Uyuşuk tembel öğrenciye güdüleme yapılır. Atatürk'ümüze ait, "Türk milleti; zekidir, çalışkandır" sözleri, yüzlerce yıl uyuşturulmuş bir milletin güdülenmesidir, bence.

F.L.A.

 

 

Eşitlik

İnsanlar yaratılışta ve haklarda eşittir. Sonra bu eşitlik aşağıda ki 3 nedenle bozulur.

 

1. Takva. *


HUCURÂT-13
Yaşar Nuri Öztürk: Ey insanlar! Biz sizi, bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve örfler yoluyla tanışıp kaynaşasınız diye sizi milletlere, boylara ayırdık. Hiç kuşkusuz, Allah katında en seçkininiz, sakınılması gereken şeylerden en çok sakınanınızdır. Allah her şeyi bilir, her şeyden haberdardır.

 

2. Bilgi.


Bilenle bilmeyen bir olur mu?


ZUMER-9
Böyle birisi; gece saatlerinde secde ederek, ayakta durarak ibadet eden, ahiretten korkan, Rabbinin rahmetini uman biri gibi midir? De ki:"Hiç bilenlerle bilmeyenler eşit olur mu? Ancak gönül ve akıl sahipleri düşünüp ibret alır."


Bilgiyle böbürlenmeme.


YÛSUF-76
Bunun üzerine Yûsuf öz kardeşinin heybesinden önce, öteki kardeşlerin heybelerini aramaya başladı. Nihayet su kabını, öz kardeşinin heybesinden çıkardı. Yûsuf'a böyle bir tuzak öğretmiştik. Yoksa Yûsuf, Allah'ın dilemesi dışında, kralın dinine göre öz kardeşini alamazdı. Dilediklerimizi derece derece yükseltiriz biz. Her bilgi sahibinin üstünde bir başka bilen vardır.

 

3. Geçimi üstlenme.


NİSÂ-34
Yaşar Nuri Öztürk: Erkekler; kadınları gözetip kollayıcıdırlar. Şundan ki, Allah, insanların bazılarını bazılarından üstün kılmıştır ve erkekler mallarından bol bol harcamışlardır. İyi ve temiz kadınlar saygılıdırlar; Allah'ın kendilerini koruduğu gibi, gizliliği gereken şeyi korurlar. Sadakatsizlik ve iffetsizliklerinden korktuğunuz kadınlara önce öğüt verin, sonra onları yataklarında yalnız bırakın ve nihayet onları evden çıkarın/bulundukları yerden başka yere gönderin! Bunun üzerine size saygılı davranırlarsa artık onlar aleyhine başka bir yol aramayın. Allah çok yücedir, sınırsızca büyüktür.


Not: Yukarıda ki ayette erkekleri kadınlardan denmiyor, "insanların bazılarını bazılarından üstün kılmıştır" deniyor. O zaman ki koyu ataerkil toplumda geçim yükümlülüğü erkekte idi bu durum erkeğin değil geçimi üstlenenin üstün olduğunu gösterir, bence.


İşte yukarıda ki 3 nedenle eşitlik bozulur ama bu üstün olana zayıf olanı ezme hakkını vermez. Çalışan kadınların gebeliği ve emzirme durumu zaten pozitif ayrımcılık olarak ücretli izin şeklinde düzenlenmektedir.
Kadın ve erkek zaten insan oldukları için doğal olarak eşittirler ( hayatta ki uygulamalar böyle olmasa da ).
Saygılar ve Sevgiler 25.11.2014


Not: Ayrımcılık aslında olumsuz (negatif) bir durumdur ama ayrımcılık ya da adam kayırma zor durumda olana yapılırsa bu olumlu (pozitif) ayrımcılık olur.
Örneğin otobüste vs. de 2 kadından hamile olana yer verildiğinde bu adam kayırma olur ve olumsuz bir durumdur. Kadının zor durumda (hamile) olması ayrımcılığı olumluya çevirir.

Aşağıdaki yazı Diyanet Dini Kavramlar Sözlüğü'nden alınmıştır.


*TAKVA (İTTİKÂ)
Bir şeyi korumak, zarar verecek şeylerden sakınmak, bir şeyi başka bir şeyle tehlikelere karşı korumaya almak anlamındaki "vikâye" kökünden gelen ittikâ; sözlükte; kuvvetli bir himayeye girerek korunmak, sakınmak, kendini muhafaza altına almak, bunun gereği olarak korkmak ve çekinmek demektir. İttikânın isim şekline takva denir. Din ıstılahında ittika ve takva; imân edip emir ve yasaklarına uyarak, Allah'a karşı gelmekten sakınmak, dünya veya âhirette insana zarar verecek, ilâhî azaba sebep olabilecek inanç söz, fiil ve davranışlardan ve her türlü günahtan sakınmak anlamına gelir. Takva sahibine muttaki denir. (bk. Muttaki) Kur'ân, baştan sona kadar takva-ittikâ kavramı ile örülmüş, çeşitli formlarda 250 defa kullanılmıştır. 54 defa (ittekullah'a) şeklinde Allah'a karşı gelmekten sakınılması emredilmiştir. Peygamberler de ümmetlerine hep takvayı tavsiye etmişlerdir (Âl-i İmrân, 3/138). Kur'ân'da ittikâ kavramı; îmân (Şu'arâ, 26/11), tevbe (Mâide, 5/65), itâat (Nahl, 16/52), ma'siyetleri terk etmek (Bakara, 2/189), korkmak (haşyet) (Hac, 22/1), ibâdet etmek (Nahl, 16/2) ve ihlas (Tevbe, 9/108. Hac, 22/37) anlamlarında kullanılmıştır. Takvanın üç mertebesi vardır; 1- Şirk, küfür ve nifaktan korunarak îmana sarılmak. (Fetih, 48/26) Kelime-i tevhid, (Lâilâhe illallah=Allah'tan başka ilâh yoktur cümlesi) kelime-i takvadır (Tirmizî, Tefsîr, 48). 2- Büyük günahları işlemekten, küçük günahlarda ısrar etmekten kendini alıkoymak ve dini görevleri, farzları yerine getirmek (A'râf, 7/96). 3- Kalbi, Hak'tan meşgul edecek her şeyden temizleyip bütün varlığı ile Allah'a yönelmektir (Âl-i İmrân, 3/102). İttikâ ve takva kavramının kapsamına îmân, ihsân, ihlas, ibâdet, itâat, sâlih amel, birr ve adalet gibi övme ifade eden bütün kavramlar girmektedir. Yani takva kavramı, bu kavramların ifade ettiği bütün anlamları içermektedir. Takva-ittikâ kavram adalet ve zulmün zıddıdır (Mâide, 5/2, 8; Bakara, 2/189, 237). "Takva, azıkların en hayırlısıdır." (Bakara, 2/197). (İ.K.)

 

Ezan

Ezan okununca Zemzem suyu berraklaşır mı? diye toplanıp Zemzem suyuna bakan insanlar haberi üzerine yazdığım bir yazı.

"Ezan çağrıdır. Allah'ın çağrısına ezanına uyalım da ruhumuzu günahtan berraklaştıralım." diye düşünmemiz gerekir.

Ruhumuz olmazsa berrak,
Yeriz şeytandan yar ın,
Taşş... gibi tokatları şaak şaak.
F.L.A.

 

Ezan ve Kur’an Okunurken Susup Dinleme.



Prof.Dr.Yaşar Nuri Öztürk: A'RÂF-204: Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki, size rahmet edilsin.

Not: Ezan namaz için çağrıdır. Arapça ezzin ( çağır ) demektir. Yani ezan namaz için çağrıdır. Ezan okunurken değil Kur’an okunurken susup dinlemeli. Elbette ki İla:hi ( İlaahi ) hoşnutluk için ezan dinlenebilir. Hz.Allah biz müslümanları ezansız bırakmasın. A:min. Yalnız bangır bangır bağırarak okunan ezandan İla:hi hoşnutluk elde edilemez. Bağırmak, ses yükseltmek Kur’an’a aykırıdır.* Bağırtı sonucu küçük çocukları uykusundan sıçratmak onların beyninde hasara yol açar. Aynı durum hastalar ve yaşlılar için de geçerlidir. Böyle yaparak kulların huzur ve sağlık hakkı yenmektedir. Diyanetin dikkâtine.

26.10.2016 Fatih Lütfü Aydın.

Prof.Dr.Yaşar Nuri Öztürk41/FUSSİLET-26: İnkâr edenler dediler ki: "Şu Kur'an'ı dinlemeyin,! O okunurken yaygara koparın ki, galip gelesiniz."

Not: esas dinleme alışkanlığını Kur’an için yaygınlaştırmalı. Ayrıca A'RÂF-204 ayeti Kur’an’ın dinlendiğinde rahmet elde edileceğini göstermektedir. Elbetteki burada dinlemek yalnızca işitmek değil dinlenen sözün gereğini yapmak anlamındadır.Yine elbetteki dinlenmesi gereken şeyin gereğini yapmak için anladığımız dilde okumalı ve dinlemeliyiz.

F.L.A.

*Lokman, 19. "Yürüyüşünde doğal ol, sesini alçalt. Şu bir gerçek ki, seslerin en çirkini eşeklerin sesidir."

 

  Başa Dön

 

 

Önemli Dini Notlar F


  

Fettan

 

 Fettan

Fettan, baştan ve yoldan çıkaran,
Yoldan çıkarmak için,
Fettanları kullanır şeytan.

FLA

Dünya Avuntuları

Kadın, mal mülk ve çocuk,
Bunlar dünya avuntuları.
Verirler azıcık mutluluk,
Sonra takarlar boyuna yuları.

Haksızlık etmeden tadlarını tadalım ama
Yuları kaptırıp da,
Köle olmayalım onlara.
Gelmeyelim oyunlara.

Kehf, 46

Servet ve oğullar, dünya hayatının süsüdür; kalıcı olan iyi davranışlar ise rabbinin nezdinde hem sevapça daha hayırlı hem de ümit bağlamaya daha lâyıktır.

Servet ve oğullar, dünya hayatının süsü,
Büyüler süsü, büyüsü.
Açıp da gözü,
Kalıcı olan iyi davranışlara,
Adamalı özü.

Salih amel yani Hakk rızasına uygun iştir,
Kalıcı olan iyi davranışlar.
Hayata geçerse bu davranışlar,
İblis yer boyuna şamar.

FLA

https://www.antoloji.com/imtihan-66-siiri/

................................................

Zümrüd-ü_anka için

https://yavuzaslan1960.tr.gg/Dini-Yaz%26%23305%3Blar.htm#Zumrud-u_Anka

Fettan, baştan çıkaran (insanın aklını başından alan) yoldan çıkaran v.s. her şey olmalı.

Para, mal, mülk, makam, güzel adam, güzel kadın v.s. bunların hepsi fettan ya da imtihan aracı oluyor.

Bu nimetlerin bir kabahati var mıdır?

Araçların kabahati olmaz, onları haksızca kullananlar suçludur, elbette.

O zaman,
Fettanlara karşı irade olmalı kalkan.

İnsan, fettanlara mı kulluk edecek yani fettanları elde edip, onlara hep sahip olmak için haksızca bir yaşam mı sürecek, yoksa Allah'a mı kulluk edecek yani Allah'ın emir ve yasaklarına uygun mu yaşayacak. İşte bütün mesele burda. Olmak ya da olmamak. Hakk rızasına uygun yaşayan kul olmak ya da olmamak. To be or not to be.

FLA

Hakk rızasına uygun yaşamak, Kur'an'ın amacina uygun yaşamaktır.
İlgili yazım aşağıdadır.

Uçlar ve Orta Yol.

Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin.
La edri

İlìşkiler haklı erkil olmalı, kim haklıysa ve durum da uygunsa, haklı olanın dediği olmalı.
FLA.

İtaat et rahat et.
Bülent Serttaş.

Haklılığın bence 2 ölçüsü var. Yani 2 şeye bakarak bir şeyin haklı (Hakk destekli) olup olmadığını anlayabiliriz.

1. Haksızlık insanın kendisine yapılmasını istemediği her şeydir. O zaman haklılığın içinde bize yapılmasını istemediğimiz şeyler bulunmamalıdır.

2. Allah'ın hükümlerine uygunluk.

O zaman Allah'ın hükümleri nelerdir?*

En basit anlatımıyla hüküm yani yargı, birinin bir şeyle ilgili ulaştığı, düşüncelerdir.

Bir konu, kişi v.s. ile ilgili düşünceler elde ettiği için hakime yargı aracı anlamında yargıç denir.

Hz. Allah'ımız; akıl, mal, aile, can ve inançlarla ilgili olarak bunlara saygılı olunması yönünde düşüncelere sahiptir.

Mekasid-i hamse yani Kur'an'ın korumayı amaçladıģı beş şey Allah'ın hükümleridir.

Aklımda kolay kalsın diye ben bu beş şeyi AMACİİ (Akla, Mala, Aileye, Cana ve Inanç özgürlüğüne saygı duymak, İftira ile insanların hayatını karartmamak) diye kodladım.

İkinci İ iftira. Aslında iftira ederek insanların aklına, malına ve canına zarar verildiğinden bu ikinci İ AMACİ nin içinde var. Öneminden dolayı ayrıca yazdım.

Elbetteki her iftiraya uğrayan suçsuzdur, diyemeyiz. Bu yüzden herkesin adil olarak yargılanması gerekir.

Bu AMACİ nin bir başka formülü de Kur'an'da cezası olan 4 günah.

1. Haksız yere cana kıymak.
2. İftìra etmek.
3. Zina etmek.
4. Hırsızlık etmek.

Insan öldürmek şeklinde yazılış eksik olur.
İnsana, hayvana ve ağaca, genel olara varlık alemine yaşam hakkı tanımamak, şeklinde yazılırsa iyi olur.

Mekasid-i hamse pdf kitapçığı için...

https://drive.google.com/file/d/11Bj67M4jyzDDBU91-M-1MMQevpbasTD3/view?usp=drivesdk

FLA

Not: edri Arapça biliyorum demek. La edri de bilmiyorum, demek. Yani kimin söylediğini bilmiyorum demek oluyor.

*ÂLİ İMRÂN,

Yaşar Nuri Öztürk

79, Hiçbir insana yakışmaz ki, Allah kendisine kitap, hüküm-hikmet ve peygamberlik versin de sonra o, insanlara "Allah'ı bırakıp bana kullar olun" desin. O ancak şöyle der: "Öğrettiğiniz şu Kitap'a ve okuyup araştırdıklarınıza dayanarak benliklerini Allah'a adamış kullar/Rabbânîler olun!"

Maide, 44-47 mezhebe göre hükmetme değil, Allah'ın hükümleriyle hükmetme.

Ayrıntı için...

Allah'ın Hükümleri Nelerdir? |İhsan Eliaçık | Bana Dinden Bahset

https://youtu.be/_hDOv6xGE9U

Maide, 44-47

Yaşar Nuri Öztürk

44, Biz indirdik Tevrat'ı, biz. İyiye ve güzele kılavuz var onda, ışık var. Allah'a teslim olmuş peygamberler, Yahudilere onunla hakemlik yaparlardı. Kendini Rabb'e adayanlarla ilim ve hikmette derinleşmiş olanlar da Allah'ın Kitabı'ndan korumakla görevli olduklarıyla hükmederlerdi. Zaten onlar Allah'ın Kitabı'na tanıklardı. Artık insanlardan korkmayın, benden korkun da ayetlerimi basit bir ücret karşılığı satmayın. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, kâfirlerin ta kendileridir.

45, O Kitap'ta onlar üzerine şöyle yazmıştık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş... Yaralamalar karşılığında da kısas. Kim kısası bağışlarsa, bu bağışlaması kendisi için günahlara bir perde olur. Allah'ın indirdiğiyle hükmetmeyenler zalimlerin ta kendileridir.

46, Ardından o peygamberlerin izleri üzere Meryem oğlu İsa'yı gönderdik. Tevrat'tan yanında bulunanı doğruluyordu. Ona İncil'i verdik. Hidayet ve ışık vardı onda. Tevrat'tan yanında olanı tasdikleyici idi. Doğruya ve güzele kılavuzdu, takvaya sarılanlara bir öğüt.

47, İncil bağlıları Allah'ın onda indirdiğiyle hükmetsinler. Allah'ın indirdiğiyle hükmetmeyenler sapıkların ta kendileridir.

Allah'ın Hükümleri Nisa, 60-70

Yaşar Nuri Öztürk

60, Şunları görmedin mi? Kendilerinin, sana indirilene de senden önce indirilene de inandıklarını sanarken, inkâr etmekle emrolundukları tağutu aralarında hakem yapmak istiyorlar. Zaten şeytan da onları geri dönülmez bir sapıklıkla sersem hale getirmek istiyor.

61, Kendilerine, Allah'ın indirdiğine ve resule gelin denince, o ikiyüzlülerin senden iyice yüz çevirdiklerini görürsün.

62, Peki, nasıl oluyor da ellerinin hazırladıkları yüzünden başlarına bir musibet çöktüğünde, sana gelip, "Biz sadece iyilik yapmak, barıştırmak istedik!" diye Allah'a yeminler ediyorlar!

63, Allah bunların kalplerindekini biliyor. Artık aldırma onlara; öğüt ver kendilerine ve öz benlikleri hakkında etkili sözler söyle onlara.

64, Biz hiçbir resulü, Allah'ın izniyle kendisine itaat edilmesi dışında bir amaçla göndermedik. Eğer onlar, öz benliklerine zulmettiklerinde sana gelip Allah'tan af dileselerdi, resul de kendileri için af dileseydi, elbette ki Allah'ı tövbeleri cömertçe kabul eden bir Rahîm olarak bulacaklardı.

65, Hayır, Rabbine yemin olsun ki iş, onların sandığı gibi değil. Onlar, aralarında çıkan karmaşık işlerde seni hakem yapıp verdiğin hükümle ilgili olarak, içlerinde hiçbir burukluk duymadan tam bir teslimiyete ulaşmadıkça iman etmiş olamazlar.

66, Eğer onlar üzerine, "Kendinizi öldürün yahut yurtlarınızdan çıkın!" diye yazmış olsaydık, içlerinden pek azı hariç, bunu yapmazlardı. Ama onlar kendilerine öğütleneni yapsalardı, onlar için hem daha hayırlı olurdu hem de ömürlü olmaları bakımından daha yarayışlı.

67, O takdirde kendilerine katımızdan büyük bir ödül elbette verirdik.

68, Ve onları dosdoğru bir yola elbette kılavuzlardık.

69, Allah'a ve resule itaat eden kişilere gelince, bunlar, Allah'ın kendilerine nimet verdikleriyle beraberdirler. Peygamberlerle, hak dostlarıyla, şehitlerle, hayır ve barışı sevenlerle. Ne güzel dosttur bunlar!

70, Böylesi bir beraberlik Allah'ın lütfudur. Her şeyi bilici olarak Allah yeter.

 

Başa Dön

 

Önemli Dini Notlar G


  

 

Başa Dön

 

Önemli Dini Notlar H


  

 


Başa Dön
 

Önemli Dini Notlar I-İ


  

 

 

 

Başa Dön

 

Önemli Dini Notlar K

  

 

Küreselleşme

 


Sovyetler Birliği’nin 1990 yılında dağılması üzerine ABD emperyalizmi meydanı boş buldu ve “Dünyanın tek efendisi olmak” amacıyla “Küreselleşme” denen emperyalist atağı sahneye koydu. Hedef, milli devletlerin tasfiyesi idi. Öncelikle Ezilen ve Gelişen Ülkeler devletsiz bırakılacaktı. Bu dönemde Vatan Partisi, “Milli devlet direnir, milli ordu direnir” sloganını ortaya koydu ve 2003 yılında Hasan Yalçın Kurultayı’nın duvarına astı.
Alıntı....https://www.aydinlik.com.tr/duvardaki-hakikat

Küreselleşme: Teknoloji ve iletişimin
gelişmesi ile birlikte ülkelerin sosyal,
iktisadi ve siyasi açıdan birleşmeleri,
birlikte hareket etmeleridir.

Aslında küreselleşme emperyalizmin.
sömüremediği ulusal devletleri yok edip,
sömürmeyi amaçlamasıdır. Ya da bir
başka deyişle emperyalizmin teknolojiyi*
ve iletişimi kullanarak; sosyal, iktisadi,
siyasi birleşme masalıyla bir sis*1
oluşturup, ulusal birliği ve ulusal devlet
bilincini yok ederek , dünyayı sömürme
amacı gütmesidir. FLA.

*Teknoloji: Tekniğin bilimsel olarak
incelenmesidir.

Teknik: Amaca ulaşmak için üretilen ve
kullanılan araçlar, izlenen yollar ve uyulan
kurallar bütünüdür.

İletişim: Canlılar arasındaki; bilgi, duygu ve düşünce alışverişidir.

*1 SİS: Sosyal, İktisadi, Siyasi

FLA


Başa Dön

 


 


Önemli Dini Notlar L


  

 

 Başa Dön

 

Önemli Dini Notlar M


  

 

Müstezaf

 

https://sorularlaislamiyet.com/kaynak/mustazaf


Tüm mustazaflar yani zayıf, güçsüz olanlar zalimlere karşı birleşmeli.
FLA


https://www.antoloji.com/bakara-193-siiri/ 

 

 

 

Başa Dön

 

Önemli Dini Notlar N

 

Niteliğin Nicelikden Üstün Olması



Müslümanların hızla artan büyÜk nüfusuyla veya çoğunlukta oluşuyla övünmek, bir adamın şişmanllığıyla böbürlenmesine ve aldığı yeni kilolara sevinmesine benziyor. Barışa, düşünceye ve ilmi başarılarımıza vurgu yapmaya ne zaman baslayacağız? Bize manevi sağlamlık temin edecek bilimimiz edebiyatımız nerede? Nerede buluşlarımız, insanlık ailesine katkılarımız hani?


Aliye İzzet Begovic

NİTELİĞİN (NASILLIĞIN, KEYFİYETİN) NİCELİKTEN (ÇOKLUKTAN, KEMİYETTEN) ÜSTÜN OLMASI.

ENFÂL
19. Yaşar Nuri Öztürk : Fetih istiyorsanız, fetih size geldi. Eğer vazgeçerseniz hakkınızda daha hayırlı olur. Eğer dönerseniz biz de döneriz. Cemaatiniz çok da olsa size zerre kadar yarar sağlayamaz. Allah, inananlarla beraberdir.
65. Ey Peygamber! Müminleri çarpışmaya teşvik et! Sizden sabırlı yirmi kişi olsa, küfre sapanların iki yüzüne galip gelir; sizden yüz kişi olsa, onların binine galebe çalar. Çünkü onlar gereğince anlamayan bir topluluktur.
66. Şimdi Allah yükünüzü hafifletti. Bilmiştir ki sizde bir zaaf var. İçinizden sabırlı yüz kişi olsa, iki yüz kişiye galip gelir; sizden bin kişi olsa, Allah'ın izniyle iki bin kişiye galebe çalar. Allah, sabredenlerle beraberdir!
MÂİDE-100
Yaşar Nuri Öztürk : De ki: "Pisin çokluğu seni hayrete düşürse de pisle temiz bir olmaz. O halde, ey akıl ve gönül sahipleri! Allah'tan korkun ki kurtuluşa erebilesiniz."
Not: “Sebebin hususiyeti nassın umumiyetine engel değildir” yani bir hükmün ( Kur’an ayetinin), özel olması (Enfal, 65, 66, ayetlerinde ki sabırlılık niteliğine sahip kişiler ) genellemeye engel değildir. Yalnızca sabırlılık niteliğine sahip kişiler değil her konuda, bilim ve teknolojide, maneviyatta, edebiyatta üstün nitelikler kazanmış kişileri de Enfal, 65, 66, ayetleri konu edinir.

Nicelik: Eşyanın sayısal özellikleridir. Örneğin, sandalyenin yüksekliği, eni, sayısı vs.
Nitelik: Eşyanın sayısal özelliklerinin dışında kalan özellikleridir. Örneğin, sandalyenin birinin tahtadan yapılmış olması, diğerinin ise minderli olması. Aynı zamanda insanlar için kullanıldığında, insanların; bilgi, beceri, manevi, sanatsal, insani özelliklere sahip olmasıdır.

Yine örneğin bazı insanların sürü gibi olması nicel bir özellik iken; bazı insanların da okuyan, araştıran, kendini geliştirip, insanlığa yaralı olmaya çalışan kişi olması da nitel bir özelliktir.

Ayrıca konuyla alakası olan; İttihad-i İslam (tüm İslam aleminin birlik ve dayanışma içinde olması) ya da Pan İslamizm (tüm İslam alemini bir potada ortamda, kaynaştırma ve Turancılık [( Pan Türkizm )( tüm Türkleri bir ortamda kaynaştırma, birleştirme)] ile 5 çocuk felsefelerine de yer vermek gerekir bence.
Yukarıda ki bu dünya görüşleri (felsefeleri) niteliğin sağlanabilmesiyle bir gerçeklik kazanabilir.
Evet birlikten kuvvet doğar ve bir bu kadar daha nüfusu barındıracak topraklarımız var ama bir evde bir ya da iki kişi çalışıyor diğerleri yiyorsa, bireylere kaliteli olanaklar sağlanamıyorsa, “Birlikten kuvvet doğar” atasözü “Nerede çokluk, orada bozukluk” atasözünü söyletir.

Sonuç olarak,

Olmayınca nitelik,
Sürüp gider, kõlelik.

F.L.A.


  

 


Başa Dön

 

Önemli Dini Notlar M


  

 Önemli Dini Notlar O-Ö

  

 


 

OKU

Rahmetli Atila İlhan toplumuzun okuma özürlü olması nedeniyle, onların aydınlatabilmesi amacıyla filimler yapılmasını savunurdu. Sanırım bu yönde de çabaları vardı ama ne yazık ki ömrü yetmedi. üzlerce yıllık göçebe toplum alışkanlığını hala üzerimizden atamadık ne yazık ki. Bilindiği üzere göçebe toplumlar nerede otlak varsa oraya göçtüklerinden yazılı değil sesli ve görsel sanatlara alışıktır. Orta oyunu vs. Akşam olunca orta oyunu izlenir ve yaşlılıarın anlattığı hikâyeler dinlenirdi. Dünya ve ulusal klasiklerin özetlerini ve anafikirlerini veren kısa metrajlı filimler hazırlanabilir, üniversitelerce.

 

Elbetteki kitap okurken büyük bir heyacanla duyulan, bambaşka hayal a:lemleirne dalmanın keyfi olmasa da insanlar özetler ve anafikirlerle bilinçlendirilmeli, bence.

08.02.2017

F.L.A.

 

fatihltfaydin.tr.gg/Oku.htm

OKU


Oku! Olma Ruhu A:ma
Bilim, sanat, spor ve meskek dallarına,
Ait kitapları, yüreğine ve beynine oku.
Yaşama geçirip de, yüreğine doku.
Yoksa yersin bo yuna,
İblis'den kama.

Malın mülkün bol olur ama,
Ruhun maneviyattan, ışıktan kalır a:ma.
A:ma gözleri kör olana denir ama,
Ruhu solmuş, körelmiş olana da,
Denebilir a:ma.

Oku, öğren ve denklemi akıllıca kur,
Yoksa boyuna yükselir kur.
Vatandaş da ettiğini bulur.
Kısır döngü devam eder durur.

FLA

Eşitlik, denklem fonksiyon.

a

b

FLA

Kitap okuyamıyorsak o zaman,
Özet okuyalım, cahil kalmayalım, aman.

Jan Valjean, yoksul bir köylüdür, ailesini doyurmak amacıyla çaldığı –yalnızca- bir somun ekmekten dolayı kürek cezasına çarptırılmış, defalarca kaçma teşebbüsünde bulunduğundan.....
 

Patrona Halil isyanı cahilliğin gelişmelere verdiği zararın güzel bir örneği.
FLA
Lale devri'ni bitiren isyan olarak bilinen Patrona Halil isyanı'nın lideri Patrona Halil, isyan sonrası iktidar boşluğundan yararlanıp Osmanlı Devleti'ni 44 gün süreyle idare etmiştir. Bir gün yine halka konuşurken, fedailerinden biri kendisine verilen kağıdı patrona Halil'e uzatıyor. Patrona Halil kağıda göz ucuyla baktıktan sonra cebine koyuyor. kağıtta "saraya gitme seni öldürmek için tuzak kurdular" yazıyor.
Birinci Mahmut, kendisi ve avanesiyle görüşmek üzere bir yemek düzenliyor ve bu yemeğe avanesiyle birlikte patrona Halil'i çağırıyor. yemek günü geldiğinde patrona Halil avanesiyle birlikte saraya gidiyor ve öldürülüyor.
Patrona Halil'in öldürüleceğini bile bile saraydaki davete katılmasının nedeni, aslında öldürüleceğini bilmemesi. Çünkü patrona Halil okuma yazma bilmiyor, daha ilginci, okuma yazma bilmediğini avanesinden de saklıyor. Konuşma yaptığı sırada okumuş gibi yapıp kağıdı cebine koyma nedeni, kendince oluşturduğu "karizma"sını çizdirmek istememesi..
CAHİLLİĞİN BEDELİ ACIDIR..
Alıntı.
 

LALE DEVRİ'NDE YENİLİKLER (ISLAHATLAR)

Paris, Londra ve Viyana gibi Avrupa başkentlerine geçici elçilik heyetleri yollanmış, böylelikle Avrupa'yı daha yakından tanıma imkânı sağlanmıştır.
Said Efendi ve İbrahim Müteferrika Avrupa'dan matbaayı getirmişlerdir.
İlk kez çiçek hastalığına karşı aşı uygulanmıştır.
İstanbul'daki yangınları önlemek için yeniçerilerden Tulumbacılar adı verilen bir itfaiye ocağı kurulmuştur.
Çini atölyeleri ve kağıt fabrikası açılmıştır.

Lale Devri'nde sanat alanında görülen en önemli kişi Levnî'dir. Asıl adı Abdülcelil Çelebi olan Levnî döneminin en büyük nakkaşıdır.
 

 

 Başa Dön

 

Önemli Dini Notlar P

 

  

 


Başa Dön

 

Önemli Dini Notlar R

Rüşvet

 

Rüşvet vermenin caiz olması yani dinen uygun olması için ıztırarın söz konusu olması lazım. O zaman Iztırara bakmalı.
Iztırar ya da zaruret kişinin bir dini kuralı ihlal etmek yani çiğnemek zorunda kalacak şekilde bir özüre sahip olması demek.
https://islamansiklopedisi.org.tr/zaruret--fikih


Zuhruf 32 ayeti gereği Allah rızkı garantilediğine göre kişi rüşvet vermediğinde ölümcül derecede bir perişanlık yaşamaz.
FLA


https://www.derlemetefsir.com/zuhruf/43/ayet/32
Not: Allah rızkı garantiliyor ama rızkı kabz ( tutma, daraltma, az verme ) ve bast ( bol bol verme ) dönemlerine ayırıyor.

Kişi rüşvet vermediğinde açlıktan ölmez ama kabz dönemine girebilir.
Sebe, 36
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Rabbim, dilediğine rızkı genişletip açar, dilediğine ölçülü verir/kısar. Fakat insanların çokları bilmiyorlar."


  

 

 


Başa Dön

 

Önemli Dini Notlar S-Ş

 


Başa Dön

 

Önemli Dini Notlar T


 https://www.islamiokul.com/kutuphane/muhtelif/kavramlaransiklopedisi/Siarlar/26.htm

Yukarıdaki kısa yoldan alınan tehlil yazısı.

Tehlil:


Tehlil, "Lâ ilâhe illâllah (Allah'tan başka ilâh yoktur)" sözünü söylemek demektir. Bu kelime, bilindiği gibi "kelime-i tevhid" olarak da adlandırılır. Tevhid, İslâm'ın temelidir. Allah'tan başka hiçbir ilâhın olmadığı, hâkimiyet, üstünlük, yaratıcılık ve ilâhlığın ancak Allah'a ait olduğunu kalp ve dil ile söylemeye tehlil denir. Tevhid kelimesi, iki kısımdan meydana gelir. Birinci kısmı, "Lâ ilâhe illâllah", ikincisi ise, "Muhammedün Rasûlullah (Muhammed Allah'ın rasûlü/elçisidir)"

.................................................

https://www.antoloji.com/la-ilahe-illalah-siiri/

 Başa Dön

 

Önemli Dini Notlar U-Ü


  
Başa Dön

 
 

Önemli Dini Notlar V

Önemli Dini Notlar Y

Dünya Yaşlılar Günü


1 Ekim 2023
Bugün Dünya Yaşlılar Günü.
Özellikle yaşlılıkta olmalı sağlık düşkünü.
Olmayalım da altı yaşlı,
Varsın desinler yaşlı.
FLA
 

 

 
Başa Dön

 

Önemli Dini Notlar Z

 

Zalimden Başkasına Düşmanlık Edilmez

 

Bakara 193

İnsanları sağcı solcu, alevi sünni, zengin fakir diye sınıflandırmak yerine zalim, salih diye sınıflandırmalıyız.

Böylece Bakara 193 ayetinde belirtildiği gibi insanların ortak düşmanı olan zalimlere karşı birleşmiş oluruz.

Ego = 1 / bilgi

Evet. Payda yani bilgi arttıkça kesrin değeri yani ego azalıyor. ( 1/2 ve 1/4 çeyrek yarımdan küçüktür. )
Bazılarının da bilgisi arttıkça kibirlilik halleri artıyor. Bunlar paylaşmayanlar herhalde.
O zaman paylaşarak artırılan bilgi egoyu azaltır demek lazım.

Bu Ego = 1 / bilgi formülündeki egoyu, benlik duygusuna yenik düşüp insanları sömüren zalimler olarak düşünürsek, bilgili bilinçli insan sayısı arttığında zalimler yok olup gidecek demektir.



Ek olarak salih ( Hak rızasına uygun yaşayan ) kişi olabilmek için de arınma bilgilerinin yaşama geçirilmesi gerekir.
Torbadaki tohumdan ürün elde edilmez.
Necm, 39-) İnsan için ancak çalıştığı vardır.
Bu da yaşama geçirilmiş bilginin önemini vurgulayan bir ayet.

FLA

Bakara 193

Herkesi sev ama,
Zulme sapanlar hariç.
Allah zalimi sev deyip de,
Kuluna Zulmeder mi hiç?

Libido'ya ulaşmamıza engel olacak kişilerle,
Aramıza olabildiğince,
Mesafe koymalıyız, bence.

Erkekliğin onda dokuzu kaçmakta,
Biri de görünmemekte.
İnsan kendini ve sevdiklerini,
Savunmalı elbette ama gerektiğinde.

FLA
Saygılar ve Sevgiler.
18.06.2012

BAKARA-193

Yaşar Nuri Öztürk: Fitne kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla çarpışın. Eğer çarpışmaktan vazgeçerlerse artık zulme sapanlardan başkasına düşmanlık edilmez.

Bakara 193 adlı şiiri Mevlana'nın alttaki yazısı üzerine yazmıştım.

Kızma hiç kimseye yaptıklarından dolayı aksine teşekkür et ihanet edenlere sadakati öğrettikleri için... Minnet duy yalancılara doğrunun farkına varmanı sağladıkları için... Mutsuz edenlere dua et mutluluğu daha derin hissettirdikleri için... Herkesi sev yaşamına bir anlam kattığı için... Hayat bu yüzden daha güzel siyahlar beyazı farkettirdiği için...

Mevlana


Başa Dön
  

 


Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol